Başbakan Binali Yıldırım FETÖ’nün Said-i Nursi’ye, PKK’nın ise Kürtler'e ihanet ettiğini söyledi. Yıldırım, "Bu hainin teröristleri Almanya’da, Hollanda’da diğer ülkelerde Türkiye aleyhine propaganda yapıyor. ‘Hayır’ çıksın diye canhıraş çalışıyorlar. Bunlar PKK ile ikizdir. Biri Said-i Nursi’ye diğeri Kürtlere ihanet etti. 15 Temmuz’da bunlar beraber çalıştılar" dedi. Referandum çalışmalarına katılmak üzere Bitlis’e gelen Başbakan Binali Yıldırım, Muş Havalimanı'ndan 2’si Atak olmak üzere 4 helikopterle Bitlis’e geldikten sonra saat 14.00’te Atatürk Mahallesi Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu. Yaklaşık 5 bin kişi, miting alanına oluşturulan 2 ayrı arama kontrol noktalarında tek tek aranarak alındı. Partililer kontrol noktalarında gelenlere Türk Bayrağı, şapka, atkı ve ballı fıstık ezmesi dağıttı. Başbakan Yıldırım’a Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, Bitlis eski Milletvekilleri Vahit Kiler, Zeki Ergezen, Abdurrrahim Aksoy, Cemal Taşar, Diyarbakır eski Milletvekili Ali İhsan Merdanoğlu, Muş Milletvekili Muzaffer Çakar, eski Bakan E. Safder Gaydalı da eşlik etti. NEVRUZU KUTLADI Başbakan Yıldırım, konuşmasına nevruzu kutlayarak başladı. Yıldırım, konuşmasını Bitlis’in Hizan İlçesi'nde doğan ve 1915’te Ruslarla savaşırken esir düşen Said-i Nursi ile başladı. Said-i Nursi’nin sadece alim olmadığını, aynı zamanda bir kahraman ve vatansever olduğunu söyleyen Yıldırım, şöyle devam etti: "Said-i Nursi’yi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Said-i Nursi’yi yad ediyorum. Bu zat arkasında onlarca eser bıraktı. O sadece bir alim değil, aynı zamanda bir vatansever ve kahramandır. 1915’te Erzurum Hasankale’de savaştı, esir düştü. Sibirya’ya esir kampına gönderdiler. Avrupa’yı dolaşarak İstanbul’a döndü. Bitlisliler, şimdi birileri çıkıp hocayım diyor. Said-i Nursi’nin izindeyim diyor. Said-i Nursi’yi istismar etti. Esir kampından ülkesine geri geldi ama izindeyim diyen FETO ülkesinden kaçıp Pensilvanya’ya sığındı. Hayatı CHP’nin tek parti döneminin zulmü altında ve hapislerde geçti. FETÖ hesap vermek yerine uzaklara kaçtı. Ülkesini terk etti. Bitlisli alim Said-i Nursi ülkesi ve vatanı için savaştı ama bu sahtekar bayrağına ve ülkesine savaş açtı. 15 Temmuz’da bu hain asker kılığı içindeki ajanlarını kullanarak bu milletin silahlarını millete doğrulatarak 250 vatandaşı şehit etti. 2 bin 194 gazi var." FETÖ, SAİD-İ NURSİ’NİN TIRNAĞI OLAMAZ Başbakan Yıldırım, FETÖ’nün Said-i Nursi Kürt olduğu için yanına gitmediğini ancak eserlerini istismar ettiğini anlatırken, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu hain FETÖ, Bitlisli Said-i Nursi’nin tırnağı olamaz. Said-i Nursi yaşasaydı bunu yanına bile sokmazdı. Bu hain ne dedi? ‘Said-i Nursi Kürt olduğu için yanına gitmedim.’ Bu kadar alçak. Kürt olduğu için yanına gitmedi ama eserlerini istismar ediyorsun. Yazıklar olsun. Bu hainlerden yaptıklarının hesabı sorulacak. Şehitlerin, gazilerin hesabını mutlaka soracağız. Bu hainin teröristleri Almanya’da, Hollanda’da diğer ülkelerde Türkiye aleyhine propaganda yapıyor. ‘Hayır’ çıksın diye canhıraş çalışıyorlar. Bunlar PKK ile ikizdir. Biri Said-i Nursi’ye diğeri Kürtlere ihanet etti. 15 Temmuz’da bunlar beraber çalıştılar. O akşam PKK Kandil’den diyor ki; ‘Askerlere aman saldırmayın, onlar darbe yapacak.’ 16 Temmuz’da tek tek yakanınca askerlere ‘ateş etmek serbest’ denildi. Alçaklar PKK, FETÖ 16 Nisan’da ‘Hayır’ çıksın diye omuz omuza çalışıyor. ‘Evet’ çıkarsa PKK biter. Evet, Bitlis diyor ki; Evet çıkacak. PKK da FETÖ de bitecek. Said-i Nursi’ye ihanet eden FETÖ’ye Kürt, Türk demeden katleden PKK’ya cevap vermeye hazır mısınız?" SAİD-İ NURSİ’Yİ HAPİSLERDE ÇÜRÜTEN CHP’DİR Başbakan Yıldırım, Said-i Nursi’yi örnek vererek, CHP’yi de eleştirdi. Yıldırım, "Merhum Said-i Nursi’yi hapislerde çürüten tek parti CHP zihniyetidir. Bitlis PKK’ya, FETÖ’ye gerekli cevabı verecek mi? Bitlis ‘Evet’ diyerek, bir dönemin kapılarını kapatıp, yeni bir dönemin aydınlık kapılarını aralayacak. Bitlis tüm kalbi ile ‘Evet’ diyor mu? Barış, huzur ve kardeşlik için ‘Evet’ diyor mu?" dedi. GÜÇLÜ HÜKÜMETLER DÖNEMİ BAŞLIYOR Başbakan Yıldırım, referandum sonrası yeni anayasa ile birlikte güçlü hükümetler döneminin başlayacağını söyledi. Yıldırım, şöyle konuştu: "16 Nisan yaklaşıyor. Anayasa değişikliği 16 Nisan’da önünüze geliyor. Türkiye’de artık bu değişiklik yapıldıktan sonra güçlü hükümetler dönemi başlıyor. Seçim oldu, hükümet kurulmadı, güvenoyu almadı, ortadan kaldırılıyor. Hükümeti kuran da, işine son veren de siz oluyorsunuz. Sandıkta karar veriyorsunuz. Geçmişte neler yaşadıklarımızı biliyorsunuz. Medya manşetleri ile yargı müdahaleleri ile hükümetlerin alanları daraltıldı. Yargı darbesi yapmaya çalıştılar. Sizin seçtikleriniz zorla iş başından uzaklaştırıldı. Bu mevcut anayasa 82 model. Her tarafı dökülen anayasa iş görmüyor, kriz üretiyor. Mevcut sistem kalıcı çözüm üretemiyor. Ekonomi büyümüyor. AK parti döneminde ekonomiyi 3 kat büyüttük. Bu engeller olmasaydı inanıyorum ki en az 5 kat büyüyecektik. 14 yılda hizmet edip, projeler üretiyoruz. Bir yandan şeytan taşlıyor, bir yandan hizmet ediyoruz. Okullar, yollar yapıyor. Milletimizin hayatını kolaylaştırıyoruz. Yol yapalım, köprü, tünel yapalım dedikçe ‘Hayır’ dediler. Şimdi Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile bu engelleri ortadan kaldırıyoruz. Doğrudan sandıkta cumhurbaşkanını da hükümetine de sizler karar vereceksiniz. Sizin seçtiklerinize artık kimse karışamayacak. 5 yıl boyunca güçlü hükümetler hizmet, iş üretecek. Bahane üretemeyecek. Beğenirseniz yeniden seçeceksiniz." CHP’YE ELEŞTİRİ Başbakan Binali Yıldırım,CHP’nin tek adam ifadelerini de eleştirerek, "Tek adam görmek istiyorsan aynaya bak. Seçim olan yerde tek adam olmaz. Milletin olduğu yerde tek adam olmaz. Kriz düşüncesi olmadan 5 yıl çalışacak, iş hizmet üretecek. 5 yıl sonunda gelip hesabı size verecek. Cumhurbaşkanı hükümet sistemi ile ülkenin birçok sorununa çözüm geliyor. Ekonomi şaha kalkacak. Alevilerin, Sünnilerin, Kürtlerin, Türklerin sorunları bir olacak. Hepsi başımızın tacı birinci sınıf vatandaş olacak" diye konuştu. KÜRTLÜĞÜNÜZLE İFTİHAR EDİN Kürtlükle, bayrakla iftihar edilmesi gerektiğini belirterek, "Kürtlüğünüzle iftihar edin. Bu sizin eksiğiniz değildir. Bir şeyle daha iftihar edin. Ayyıldızlı bayraklarla iftihar edelim. Bunu alçak PKK görsün. Hem Kürtlüğünüzle, devletimizle, Türkiye Cumhuriyeti ile iftihar edeceğiz. Savaşta, neşede, tasada beraber olduk. Bundan sonrada devamlı beraber olacağız. Bu alçak terör örgütünü aramızdan söküp atacağız" dedi. CHP’NİN SÖYLEDİKLERİ YALAN Başbakan Yıldırım, CHP ve HDP’yi eleştirerek, konuşmasını sürdürdü. CHP ve HDP’nin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili mecliste herhangi bir şey konuşmadıklarını, kürsü işgali ve yumruklarla meşgul olduklarını belirterek, şöyle konuştu: KILIÇDAROĞLU’NUN TARTIŞMA TALEBİNE CEVAP VERDİ "Her türlü çirkinliği yaptılar. Kendilerini kürsüyü kelepçelerdiler. Şimdi çıkmışlar Anayasa değişikliği meclisi zayıflatacak diyorlar. Meclisi zayıflatan sizlersiniz. Kürsü işgal eden, kimseyi konuşturmayan sizsiniz. Bununla meclisin iş gücü daha da artıyor. Hükümeti denetliyor. Sadece milletvekilleri kanun yapacak. Meclisi Cumhurbaşkanı feshedecek diyorlar. Tamamen yalan. Seçime götürebilir. Seçim kararı alırsa, kendisi de gidecek. Çünkü seçim aynı gün olacak. Bu sistem uzlaşma getiriyor. Anlaşma getiriyor. Değerli kardeşlerim Kılıçdaroğlu, bu anayasa değişikliğinde ne yoksa ondan bahsediyor. Yalan diyorsun. Çıkıp televizyonlarda tartışalım diyor. Anayasayı okumamışsın, ne getirdiğini bilmiyorsun, tartışalım diyorsun. Millet iş bekliyor. Millet ülkenin koşar adımlarla gitmesini bekliyor. Bizim tartışmaya zamanımız yok." HDP’Yİ ANLATMAYA GEREK YOK HDP’yi de eleştiren Başbakan Yıldırım, HDP’nin durumunu anlatmaya bile gerek duymadığını, önceleri "Türkiye partisi olduk" demelerine rağmen 7 Haziran’da hemen gittiler Kandil’e teslim olduklarını ifade ederken şöyle konuştu: "Size ihanet ettiler. Sırtlarını terör örgütlerine, Avrupa’ya dayadılar. Anayasayı yok saydılar. Çukurlar kazdılar, şehirleri yıkıp harabeye çevirdiler. Belediyenin işi çukur kazmak mı? Lojistik destek vermek mi? Milletten aldığın yetki ile sosyal projeler yapacaksın, park yapacaksın diye sana oy veriliyor. Bitlis’te milleten topladığın paraları dağa, teröre aktarıyorsun. İşte bunu hesabını bugün veriyorlar. Bitlis’te ve bazı ilçelerde gereğini yaptık. Hizmet üretip, iş üretiyoruz. Alt yapıyı düzeltiyoruz. Daha iyisini yapmak için gayret ediyoruz. Kürt ve Türk kardeşlerimizi bu beladan kurtaracağız. Bu muhteşem tablo bunun müjdecisidir. Türkiye’nin her köşesine barış, huzur kardeşlik gelecek. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Taşeronluk yapanlar bizim başımızın belası olmayacak." "EVET' PAZARLIĞI" Başbakan Yıldırım konuşmasının sonunda ‘Evet’ pazarlığı da yaptı. Bitlislilere beklentilerini soran ve karşılığında yüzde 100 cevabı alan Başbakan Yıldırım, "Yüzde 100 olmaz. Bırak garibanlar 3-5 puan alsın. Yüzde 90’da anlaştık. Tamamı?” cevabını verdikten sonra alandan gelen ‘Havaalanı isteriz’ sesleri üzerine de “Uçağı görmeye başladım. Bitlisli ne verirseniz başım gözüm üstüne. Biz oy verdi, vermedi diye iş yapmıyoruz. Bu memleketin sevdalısıyız. Biz Ferhat’ız, milletimiz Şirin. Millete ulaşmak için dağları deleriz. Kuzgunkıranları deler geçeriz. Bu ülkeye sevdamız var. Bu ülkenin gençlerine sözümüz var. Gelecek sizin. Bitlis’in havaalanı sorununu biliyorum. Geçmişte milletvekilleriniz bunun peşinde oldu. Gelecekte mutlaka sizin de bir havaalanınız olacak. Bunun için araştırma ve etüt çalışmalarına başladık” dedi.
Editör: TE Bilisim