Yazı Detayı
25 Mart 2020 - Çarşamba 12:20
 
Kentimizi tanıyalım Diyarbakır’daki camiler-5
Fatma Garan
garan21@hotmail.com
 
 

 

Hüsrev Paşa Cami
1521-1528 yılları arasında Diyarbakır’ın 2. Valisi Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. Eser Hüsrev Paşa Mahallesinde yer almaktadır. Medrese olarak inşa edilen yapının mescit kısmı devamlı ibadet yeri olarak kullanılınca yapıya 1728’de bir de minare eklenerek cami olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Ortak bir avlu etrafında konumlanan cami ve medreseden oluşan yapıda avlunun etrafını sivri kemerli revaklar çevirmekte ve revakların arkasında medrese odaları yer almaktadır. 
Yapının güneyinde yer alan cami olarak kullanılan kısım ters T planlıdır.Caminin silindirik planlı manaresi Diyarbakır’daki diğer Osmanlı minarelerinden ayrılmaktadır. Minarede yerden külaha kadar kara bazalt taş kullanılmış gövde kısmına ise yer yer bordür şeklinde beyaz kalker taşı kullanılarak bu kısımda yer bezemeye yer verilmiştir.

Hoca Ahmet Cami
Halk arasında Ayni Minare ismiyle anılan yapı Hacı Ahmet isimli bir hayırsever tarafından Akkoyunlular döneminde yaptırılmıştır  Tek katlı, tek minareli kargir bir yapıdır. Mardin Kapısı yakınında bulunan bu caminin kitabesi bulunmamaktadır. Ancak, 1489 tarihli vakfiyesinden Hoca Ahmet tarafından yaptırıldığı öğrenilmektedir. Akkoyunlu dönemi eseri olan bu caminin mimarı belli değildir. Caminin içi zaviyeli plan tipinde inşa edilmiştir. İç mekan ince uzun dikdörtgen şeklinde olup, ortası çapraz, yanları da beşik tonozla örtülmüştür. Mihrap çıkıntısı dışarıya doğru köşeli yarım yuvarlak olarak uzanmıştır. Avlunun güneyinde, dört bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerinin birinci ve üçüncü bölümleri kubbe ile, diğerleri de zamanla tahrip olduğundan düz çatı ile örtülmüştür. Son cemaat yerinin onarımında düzensizlikler yapılmış ve burası özelliğini yitirmiştir. Avlu içerisinde olan caminin minaresi camiden oldukça mesafelidir. Bu minaresi tuğladan olup, kare kaideli sekizgen gövdelidir.

Hadım Ali Paşa Cami
Ali Paşa Camii dönemin Diyarbakır valisi
Hadım Ali Paşa tarafından 1534-1537 tarihleri arasında inşa edildiği kabul edilmektedir. Yapı Mimar Sinan’ın eserlerinin değinildiği Tuhfetül Mi’marin’de Mimar Sinan eseri olarak geçmektedir. Mardin Kapısı ile Urfa Kapısı arasında aynı ismi taşıyan mahallede bir yapı topluluğunun içinde yer alır. Medresesi, zikir yeri, hamamı, ve şafilere ait camisiyle bir külliye halinde inşa edilmiştir.
Kare planlı yapının ibadet mekanının üzeri kubbeyle örtülüdür. Kubbe dışarıdan sekizgen, yüksek bir kasnak üzerine oturmuş ve piramidal bir çatı ile örtülmüştür. Caminin iç duvarları belli bir yüksekliğe kadar mavi renkli, altıgen çinilerle kaplanmıştır. Yapının son cemaat yeri dört ayak ve iki duvar uzantısı ile kubbeli beş bölüme ayrılmıştır.

 
 
 
Etiketler: Kentimizi, tanıyalım, Diyarbakır’daki, camiler-5,
Yorumlar

Bizim Gazete
Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı