Yazı Detayı
09 Kasım 2020 - Pazartesi 00:14
 
Kürt Sinemasının Doğuşu
Fatih Suruç
fth_src@hotmail.com
 
 

İzlediğim ilk Kürt filmi İranlı yönetmen Samira Makhmalbaf’ın Textê Reş (Kara Tahta) filmi olmuştu. Televizyonda ilk defa ailemde ki kadınlar gibi giyinen ve davranışları benzeyen oyuncular görmüştüm. Fakat Türkçe konuşmaları o zamanlar dikkatimi çekmemişti. Annem sadece Kürtçe konuşsa da ailede daha çok Türkçe konuşulduğundan belki de filmin dublaj olması bana normal gelmişti. Tabi şimdilerde dublaj filmi hiç izlemiyorum.

 

Daha sonra sinemayla ilgilendiğimde Kürtçenin yasak olmasından kaynaklı filmlerini Türkçe çektiklerini öğrendim. Bunun en büyük örneği Yılmaz Güney’di. Güney, filmlerinin çoğunda Kürt hikâyelerini anlatıyordu. Fakat dil Türkçeydi. Hata o kadar abartılı bir Türkçeydi ki, köylü insanını bile İstanbul Türkçesi konuşması filmin enerjisini bozuyordu. Oysa ki bir filmde karakterin kendi sesi ve gerçek hayatta ki ruh haline göre konuşma tarzı filmi daha samimi yapmaz mıydı.

 

Daha sonra Bahman Ghobadi filmleriyle tanıştım. İranlı Kürt yönetmenin Sarhoş Atlar Zamanı, Kaplumbağalar da Uçar gibi filmleri Kürt sinemasında önemli bir yere sahip olup dünyaya da açılmıştı. Sonrasında Iraklı Kürt yönetmen Hüner Salim’in Votka Limon, Sıfır Kilometre filmleri Irak’dan çıkan bir başka filmlerdi.

 

Türkiye’de ise son zamanlarda Kürt yönetmenlerde çıkış yapıyor. Fakat şöyle bir durum var ki filmler sadece festivallerde gösteriliyor. Yani ne kadar Ana akım film dünyasında vizyon filmlerinden pek haz etmesem de Kürt filmlerinin sinemalarda izlenmesi de gerekiyor. Kürt filmleri sadece festivallerde ödül almakla kalmamalı, Dünya Sinemasında kendine yer edinmek istiyorsa filmlerin izlenmesi de gerekiyor. Yani sokakta sorsan Kürt filmlerini izleyen kişi sayısı az maalesef ama popüler olan Recep İvedik’i çoğu kişi izlemiştir. Ya da izlememişse bile duymuştur.

 

Yine sinema hocamın bir sözüyle yazı bitireyim. “Türklerin sinemada imkânı var ama hikayesi yok, Kürtlerin hikayesi var ama imkanı yok. Eminin 10 yıla kalmaz bir Kürt filmi Oscar alacaktır.” Demişti. Bu sözünün üzerinde 4 yıl geçti. Bakalım Oscar’ı kim alacak…

 
 
 
Etiketler: Kürt, Sinemasının, Doğuşu,
Yorumlar

Bizim Gazete
Yazarlar
Arşiv
Haber Yazılımı