Yazı Detayı
16 Haziran 2021 - Çarşamba 08:08
 
Yasal Mirasçılık Konusuna Dair Hukuken Bilinmesi Gerekenler
Av. Gülnihal Öksüz
Avukat (av.gulnihaloksuz@gmail)
 
 

Tarafıma gelen arama ve mesajlardan toplumumuzun miras konusunda kulaktan dolma bilgilere sahip olduğunu, bu sebeple eksik ve hatalı bilgilerle birçok yanlış davanın açıldığını gözlemlemiş olduğumdan bu haftaki yazımı ülkemizde ölümle birlikte en çok gündeme gelen miras konusu üzerine oluşturmuş bulunmaktayım.

 

Örneğin geçen günlerde tarafıma gelen bir aramada; bir hanımefendi, vefat edenin manevi kızı olduğunu ancak vefat edenin diğer akrabalarının kendisinden miras kaçırmaya çalıştıklarını ve miras hakkını koruyabilmek maksadıyla dava açmak için tarafımla görüşmek istediğini belirtti. Kendisine ilk olarak manevi evlatlık ilişkisinin mahkeme kararına dayanıp dayanmadığını ve vefat edenin herhangi bir vasiyetname düzenleyip düzenlemediğini sordum zira eğer ortada evlatlığa ilişkin bir mahkeme kararı ya da bir vasiyet hükmü yok ise kendisinin herhangi bir miras hakkı da bulunmamaktadır.  Bu kapsamda bizim hukuk sistemimizde bir kimsenin miras sahibi olabilmesi için iki imkan bulunmaktadır. Bunlardan ilki, sizin yasada düzenlenen mirasçılardan biri olmanızdır. Ancak yasada düzenlenen yasal mirasçılardan biri değilseniz diğer halde miras payı sahibi olabilmeniz için ölenin ölmeden önce sizi mirasçısı tayin etmesi gerekir ki buna hukukta atanmış mirasçı denilmektedir. Beni arayan hanımefendi ise bu niteliklerden hiçbirine sahip değildi ve sadece ölenin manevi kızı olmakla miras payı sahibi olabileceğini düşünmekteydi. Görüldüğü üzere yanlış bilinenin aksine bir kimsenin mirasçı olabilmesinin bir takım özel şartları bulundurması gerekmektedir. Bu şartlar Medeni Kanun’da detaylı bir şekilde düzenlenmiş olup mirasçılık çok kapsamlı bir konu olduğundan bu haftaki yazımda sadece yasal mirasçıların kimler olabileceğini sizlere aktarmış olacağım. Bununla birlikte miras payı, atanmış mirasçı ve vasiyetname konularının detaylı izah edilmesi gerektiğinden bu konuları sonraki haftalarda kaleme alacağım. Bu yazımızda ise sizlere yasal mirasçıların kimler olduğundan bahsedeceğim.

 

Şöyle ki; Medeni Kanun’umuza göre; yasal mirasçılar zümre(derece) sistemine göre sınıflara ayrılmış olup zümrelerden bir sonraki sırada yer alanın, miras payı sahibi olabilmesi için ölüm sırasında bir öndeki zümrede yer alan kişilerin hayatta olmaması gerekmektedir. Yani ölenin anne ve babasının mirasçı olabilmesi için ölenin çocuğunun bulunmaması gerekir.

 

Hukukumuzda yasal mirasçı olarak birinci zümrede alt soy yani çocuklar ve torunlar, ikinci zümrede üst soy yani anne ve baba, üçüncü zümrede ise büyükanne ile büyükbaba yer almaktadır. Burada önem arz eden husus yukarıda da belirttiğimiz üzere; ölenin anne ve babası, ölenin çocuğu olmadığı halde mirasçı olabilecek ve ölenin büyükanne ve büyükbabası, ölenin hem çocuğunun hem anne ve babasının hem de kardeşinin olmaması halinde yasal mirasçı olarak hak sahibi olacaktır. Şayet ölenin çocuğu, anne ve babası yoksa/hayatta değilse ancak kardeşi varsa burada halefiyet gereği büyükanne ve büyükbabadan önce ölenin kardeşi yasal mirasçı olacaktır. Peki şayet büyükanne ve büyükbaba miras bırakandan önce ölmüşse ne olacaktır?  Bu halde halefiyet gereği büyükanne ve büyükbabanın çocukları mirasçı olacaktır. Özetlemek gerekirse; yasal mirasçılar üç zümreye ayrılmış olduğundan ikinci zümrenin yasal mirasçı olabilmesi kendisinden önce gelen birinci zümrede hiç kimsenin yani ölenin çocuğunun ve torununun olmaması gerekmektedir. Aynı durum üçüncü zümre içinde geçerlidir.

 

Belirtmiş olduğumuz zümrelerde yer alan yasal mirasçılara ek olarak Kanunumuzda ayrıca belirtilen yasal mirasçılardan biri de; evlilik birliği dışında doğmuş ancak tanıma ya da hakim kararıyla baba ile soy bağı kurulan kimselerdir. Örneğin A isimli şahsın B ile olan evliliğinden iki müşterek çocuğu varsa ayrıca bu evliliğin dışında bir çocuğu daha mevcut ise ve A bu evlilik dışı çocuğu tanımışsa burada A isimli şahsın ölümü halinde birinci derecede bulunan yasal mirasçısı 3 kişi olacaktır.

 

Yine zümrelerin dışında yasal mirasçı olan bir diğer kişi ölenin eşidir ve ölenin eşi sağ ise her halükarda yasal mirasçıdır. Yani ölenin çocuğu olsa da olmasa da yahut ölenin anne ve babası olsa da olmasa da ölenin eşi sağ olduğu takdirde birinci, ikinci ve üçüncü zümrelerin yanında ayrıca miras payı sahibi olacaktır.

 

Evlatlıkta Kanun gereği kişinin altsoyu olarak kabul edildiğinden birinci zümrede yer alan çocuk ve torun gibi yasal mirasçı olarak mirasta hak sahibidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus; kişilerin kendi aralarında manevi çocuğu olarak gördüğü kişilerin evlatlık olarak nitelendirilemeyeceğidir. Zira hukukumuzda evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulmakta olup mahkeme kararının olmadığı hallerde evlatlık ve yasal mirasçılıktan söz edilemeyecektir.

 

Son olarak; Devlet yasal ve en son mirasçıdır. Yani ölen kişinin mirası, yukarıda bahsettiğimiz mirasçılarından hiçbirinin olmaması halinde tamamen Devlete intikal edecektir.

 
 
 
Etiketler: Yasal, Mirasçılık, Konusuna, Dair, Hukuken, Bilinmesi, Gerekenler,
Yorumlar
Günün Gazetesi
İlanlar

Yazarlar
Arşiv
Haber Yazılımı