Bebekleri Annelerinden Ayırmayın

Doğanın canlandığı hayvanların neredeyse tamamının yavrularını doğurduğu bahar aylarını yaşıyoruz. Yavruların bir bölümü Dünyaya geldi, diğerleri de doğmak üzere. Anneler onlara uygun yerler bulma telaşındalar. Ancak insanlar ne yazık ki hayvanlara bebeklerini rahatça büyütme hakkı tanımıyorlar.

 

Bazı insanlar hainliklerinden yavruları annelerinden ayırıp ölüme gönderiyorlar. Bazıları da bilinçsiz olduklarından yavruların annesiz kalmalarına sebep oluyorlar. Biz her zaman söylüyoruz insanlar müdahale etmezlerse hiçbir sorun yok. Özellikle kediler yavrularının yerini sık sık değiştirdikleri için ve bebekleri tek tek taşıdıklarından bazen daha sonra gelip almak için yolda bıraktıkları yavruları insanlar bulup hemen müdahale ediyorlar, çoğu zaman da bizi veya barınağı arayarak anneleri ölmüş gelip alın diye baskı yapıyorlar. Anne bebeğini almaya geldiğinde ne yazık ki bulamıyor ve o bebekler anneleri olmadan yaşayamıyor ve bir süre sonra ölüyorlar.

 

Bu durumu her sene dile getirip insanların bu bebeklere karışmamalarını, ancak gerçekten annelerinin öldüğünü gördüklerinde müdahale etmelerini anlatmaya çalışıyoruz ama başarılı olamıyoruz. Bu yıl da birçok bebek annelerinden ayrıldığı için yaşama şansını kaybedecek. Ne yazık ki bu yavruların çoğu birkaç gün içinde ölecekler çünkü annesiz yaşamaları imkansız. Şanslı olanlar iyi insanlar tarafından sahiplenilirlerse hayatta kalacaklar.

 

İnsanlar hayvanların yaşam hakkına saygı duymayı öğrenmek zorundalar. Biz bu dünyada hayvanlarla birlikte yaşıyoruz. Hayvanlar bizden önce de varlardı ve uyum içinde yaşıyorlardı. İnsan denen tür ortaya çıktıktan sonra hayvanlar için ne yazık ki kabus başlamış oldu. İnsan sürekli hayvanları sömürerek ve acımasızca yok ederek hayvanların acı çekmesine ve yavaş yavaş soylarının tükenmesine sebep olmaktadır.

 

Eti için beslenen hayvanlar artık doğalarına aykırı şekilde üretilmekte,  insanlar kürk giysin diye hayvanlar canlı canlı yüzülmekte, Kanada gibi uygar ülkelerde bile yavru foklar kafalarına çivili sopalar vurularak öldürülmekte, hayvanat bahçelerinde insanlar görsünler diye doğalarından koparılarak daracık kafeslere kapatılmakta, sirklerde türlü işkencelerle insanları eğlendirsin diye eğitilmekte, yunus parklarında insanlara eğlence malzemesi yapılmakta, deneylerde korkunç işkencelere uğramakta, spor adı altında zevk için avlanmakta, dişleri ve bazı organları için acımasızca öldürülmekte, sokaklarda istenmiyor diye zehirlenip vurularak öldürülmekte veya barınak adı altında çoğu ölüm ve işkence merkezi olan yerlere kapatılmakta, tecavüz edilmekte, kısaca her türlü işkenceye uğramaktadırlar.

 

Bu kadar acımasızca sömürdüğümüz ve hızla yok ettiğimiz hayvanlar ve doğa bittiğinde insan ırkı da kendi sonunu hazırlamış olacaktır.  Hayvanlar hırsızlık yapmazlar, savaş çıkarmazlar, bile bile zevk için adam öldürmezler, devleti soymazlar, doğayı katletmezler, kimseye, kendi türüne bile tecavüz etmezler, parayı hiç bilmezler, kimseye rüşvet vermezler ve almazlar, yalan söylemez, kimseye iftira atmazlar, başka türleri yok etmek için uğraşmazlar, çevreyi ise hiç kirletmezler. İnsan ile hayvan kıyaslandığında hangisi daha kötü siz karar verin.