Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün aldığı kararla 2021-2022 döneminden itibaren ülke genelinde çok sayıda mesleki ve teknik Anadolu lisesi (MTAL) bünyesinde mesleki eğitim merkezi (MESEM) açıldı.

Projeyi eleştiren Diyarbakır Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Ramazan Tekdemir yaptığı açıklamada, “MESEM Projesi sistemde açıklar, uygulamada usulsüzlükler içeriyor. Bakanlık ve İL MEM’ler istatistik odaklı, iş piyasası para odaklı yaklaşıyor. Sonuçta üretim, istihdam, işsizlik denklemi işlemiyor. Yönetici ve öğretmenlerimizin çektikleri de cabası.” diyerek Millî Eğitim Bakanlığı’nı etiketledi.

Tekdemir, illerde görülen aksaklık ve yanlış uygulamalar raporunu ise maddelerle şöyle açıkladı:

1. Bazı okulların tüm alanlarda kayıt alması: MESEM programının Meslek Liselerinin bünyesine alınmasıyla birlikte bakanlıktan yapılan açıklamada okulların tüm alanlarda kayıt yapabileceği açıklandı. Bazı İl Milli Eğitim Müdürlükleri de işletmelerin birden fazla okulda öğrenci göstermemesi için her okulun belli alanlarda öğrenci alması gerektiğini okullara duyurdu.

Örneğin erkek berberi 1 okul, bayan kuaförü 1 okul, elektrik teknolojisi başka bir okul, muhasebe ve finansman başka bir okul olması işleri kolaylaştıracak ve karışıklıkları önleyecekti. Ancak bazı yerlerde okullar tüm alanlarda kayıt almaktadırlar. Buna bağlı olarak kimi işyerleri okullara bilgi vermeden sistemdeki açığı kullanarak 3-4 farklı okulda öğrenci kaydı yaptı. Her okul da kendi öğrencileri için koordinatör öğretmen görevlendirmesi yaptı. Bundan dolayı bu işyerlerine okul sayısı kadar koordinatör öğretmen görevlendirilmiş oldu. Şayet her okul belli başlı bölümleri almış olsaydı her işletme sadece tek bir okulda kapasitesi doğrultusunda öğrenci kaydı yapacaktı ve sadece 1 koordinatör öğretmen görevlendirilecekti. Okullar bu ayrımı yapmadığından dolayı işletmeler bu konuda suistimalde bulunmaktadırlar.

Örneğin; 3 kuaför koltuğu olan A berberi 3 farklı okulda 10-15 öğrenci kaydetmektedir. Bu durumda bu berber için 3 farklı öğretmen görevlendirilmektedir. Dolayısıyla hem iş yükü olarak hem de maddi olarak külfet oluşmaktadır.

2. İşletmelerin işyerinin büyüklüğünü dikkate almadan kapasitenin üzerinde öğrenci alması: İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı oluşturulacak bir komisyonun işyerlerinin fiziki alanını göz önünde bulundurup alınabilecek en fazla öğrenci sayısını tespit etmek gerekiyor. Ancak bu konuda sağlıklı bir çalışma yapılamadı. Kimi yerlerde alanlar okullara göre paylaştırılmadığından dolayı işletmeler 3-4 okulda öğrenci göstermek suretiyle kapasitesinin üzerinde öğrenci kaydı almaya başladılar. 2 koltuklu berberler 3 farklı okulda 10-15 öğrenci kaydı yapmaya başladılar. 1. maddede belirtilen alanların okullara paylaştırılmaması sonucunda kapasite daha da artırıldı. Hatta kimi kuaför, berber veya terzilerin gelen müşterileri MESEM’de kendi yanında çalışmaları konusunda okullara yönlendirdiği bilinmektedir.

3. Öğrencinin işyerinde çalışmaması ya da başka yerde çalışması: Kimi işletmelerde göstermelik olarak öğrenci gösterdiği, aslında bu kişilerin başka yerlerde çalıştığı bilinmektedir. Koordinatör öğretmenler bu durumu idarelere bildirdiğinde idareler öğretmenin sadece gittiği gün öğrenciyi yok yazmasını söylemektedirler. Kimi idareciler de bu durumda öğrenci kaydının silinmesinin Cumhurbaşkanını 1 milyon hedefine karşı olunduğu algısı oluşturabileceği iddiasıyla konunun üzerine gidememektedir.

4. Okullara kayıt yapılması hususunda baskı yapılması: Okullarda MESEM programlarının uygulanmasıyla birlikte okullara kapasiteleri ve öğretmen normu gözetilmeksizin kayıt yapılması için baskı yapılmaya başlanmıştır. MESEM ile ilgili il/ilçe toplantılarında okul isimleri verilerek; “Hocam neden 10 kayıt almışsın, bak şu okul 250 kayıt almış” vb yaklaşımlarla okul idarecileri üzerinde baskı oluşturulmuştur. Aynı durum MESEM programı için oluşturulan whatsapp vb sosyal medya gruplarında da okul isimleri zikredilerek devam ettirilmiş; az kayıt alan okullar sanki yanlış uygulama yapıyormuş gibi baskı altına alınmıştır. İdareci ve öğretmenler bu baskı altında iş ve işlemlerini sağlıklı yürütememektedir.

5. Alan dışı bölüm açılması: Okulların MESEM kapsamına alınmasıyla beraber okullara kayıt alması gereken bölümler paylaştırıldı. Ancak bu paylaşımda okulda hâlihazırda mevcut bölümler dikkate alınmadı. Örneğin; sağlık alanında bölümleri olan okullara Yiyecek ve İçecek hizmetleri, Metal Teknolojisi gibi okulda olmayan bölümlerde kayıt yapması istenmiştir. Bu durumda okulda ilgili alanlarda meslek öğretmeni olmadığından dolayı öğrencilerin staj takibi, sınavları, okulda verilecek uygulama derslerin verilememesi gibi konularda olumsuz durumlar ortaya çıkmıştır. Okulda ilgili alanda öğretmen olmadığından dolayı staj takibi sadece evrak üzerinde kalmakta, etkili staj faaliyeti gerçekleştirilememektedir. 

6. Mükerrer Kayıt yapılması: MESEM’in herhangi bir alanında mezun olan bazı kişiler sırf maaş almak için tekrardan başka bölümlere kayıt yapmakta ve devlet desteğinden faydalanmaktadır. Bu durumdaki adaylara kendilerine ücret ödenmeksizin telafi programı ve denklik sınavıyla yeni alandan mezun edilerek ustalık belgeleri verilebilir. Böylece iş yükü ve israf azaltılmış olur.

7. İşin niteliğine uygun olmayan istihdam: Bayanlara hitap eden iş kollarından bazılarının erkek, erkeklere hitap eden kimi işyerlerinin de kadın istihdam ettiği gözlenmiştir. Örneğin; erkek berberin kendi eşini, kızını, ablasını yanında gösterdiği bilinen bir gerçektir. Koordinatör öğretmen işyerinde olmayan bu kişileri yok yazıp rapor tuttuğunda da işyeri sahibi; “Burası erkek berberidir, ben kadınları nasıl buraya getireyim” şeklinde kendini savunduğu görülmektedir. Berber bir örnek olmakla birlikte bu tarz istihdamların sayısı ve örneği çoğaltılabilir.

8. İşyerlerinin okullar üzerinde baskı kurması: MESEM programına yıllardır öğrenci kaydı yapan kimi işletmeler okulların da bu alanda kayıt almasıyla beraber okulların kayıt alma zorunluluğu olduğu iddiasıyla öğrenci kaydına gelmektedirler. Koordinatör öğretmen işletmede öğrenci yoktur diye tutanak tutuğunda veya bu konuda işletmeye “öğrenci nerede, niye burada çalışmıyor” dediğinde de okula gelip “bu öğretmeni istemiyorum. Başka okulların öğretmenleri idare ediyor. Siz de idare edin” şeklinde baskı oluşturduğu bilinmektedir. Kimi okullar da işletmeyle karşı karşıya gelmemek adına söz konusu işletmeye giden koordinatör öğretmeni değiştirmektedir.

Yine kimi işyeri sahipleri olur olmadık zamanlarda okula gelip Müdür odalarında saatlerce oturmaktadırlar. Müdür ile görüşmek isteyen öğretmen, öğrenci veya velilerin bu yüzden rahatsız oldukları bilinmektedir.

9. Sırf para için kayıt olunması, devlet katkısının suiistimal edilmesi: Kimi işletmeler kâğıt üzerinde öğrenci kaydı almaktadır. Bu işletmeler de devlet katkısının bir kısmını öğrenciyle paylaşmakta gerisini kendisine almaktadırlar. Bu durumunu hukuki ve ahlaki olmadığın koordinatör öğretmenlerce kendilerine söylenen kimi işletme sahipleri kendilerinin büyük hayır işlediğini, insanlara para kazandırdığını iddia etmektedirler.

MESEM sistemindeki para suistimalleri her tarafta konuşulmakta, kahvehane köşelerinde dahi falan işyeri/kişi ayda 15-20 bin TL alıyor gibi söylemler ortaya çıkmaktadır.

10. Başka yerde SGK’lı çalışanların MESEM’de kayıt yapması: Kimi öğrenciler MESEM sisteminde bir işyerinde görünmekte ama gerçekte ise başka bir yerde SGK’lı çalışmaktadırlar. Koordinatör öğretmenlerin dikkati sayesinde tespit edilenlerin kaydı iptal edilmekte veya arşive alınmaktadır. Ancak tespit edilemeyenler kayıt yapmaktadırlar. İdareler de MESEM uygulamasına karşı oldukları iddia edilmesin diye bilerek veya bilmeyerek bu duruma sessiz kalmaktadırlar. Bunun önüne geçmek için kayıt öncesi kişinin başka yerde çalışmadığına dair resmi evrak getirmesi istenebilir.

11. Kayıt ücretlerindeki farklılıklar: MESEM kayıtlarında her okul kendi tarifesini uygulamaktadır. İlçedeki kimi okulların öğrencilerden 100 TL dosya parası, 200 TL kayıt parası olmak üzere 300 TL okul aile birliği hesabına yatırmalarını istediği bilinmektedir. Bunun yerine merkezi sınavlardaki gibi 50-60 TL gibi cüzi bir miktarın elektronik ortamda yatırılması daha uygun olacaktır.

12. Toplu kayıtların yapılması. Kimi öğrenci hangi okula kayıt yaptığını bilmiyor: Büyük tekstil atölyeleri sahipleri kimi okullarda 100-150 öğrenci kaydı yapmaktadırlar. Bu öğrenciler şahsen başvurmamış olup işyeri sahibi kişinin belgelerini tek seferde okula getirip kayıt yapmaktadırlar. Her ay bu işletmeler maaş bordosunu okullara göndermekte; okullar da 200-300 bin tutarındaki devlet desteğini bu işletmelere göndermektedirler. Bu öğrenciler bulundukları sınıf itibariyle haftanın 1-2 günü okullara gelmesi gerekirken gelmemektedirler. İdareler de MESEM uygulamasına karşı oldukları iddia edilmesin diye bilerek veya bilmeyerek bu duruma sessiz kalmaktadırlar.

13. Okullardaki MESEM dışındaki iş/işlemlerin ikinci plana düşmesi: Kimi okullarda MESEM programının uygulanmasıyla birlikte tüm enerji ve mesai MESEM için harcandığından dolayı okulun diğer öğrencileri ikinci plana düşmektedirler. Hâlbuki eğitim bir bütündür ve MESEM, MAOL, DYK vb hepsi de bu bütünün önem arz eden parçalarıdır. Daha önce 100 öğrenciden fazla stajyeri bulunan okullara 1 müdür yardımcısı tahsis edilmekteydi. Son yapılan güncellemeyle birlikte 500 stajyere kadar 1 müdür yardımcısı tahsis edilmektedir. Dolayısıyla MESEM programıyla birlikte okulların iş yükü artmakta ancak personel tahsis edilmemektedir.

14. Not sistemindeki aksaklıklar: MESEM Programına kayıtlı olan öğrencilerin bulundukları sınıfa göre haftanın 1-2 günü okula gelmesi gerekmektedir. Türk Dili ve Edebiyat, Tarih, Matematik ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisinden oluşan kültür derslerinin yanı sıra öğrencinin mesleki derslerin bazılarını da okullarda alması gerekmektedir. Ancak kimi okullarda öğrencilerin okullara gelmediği, notların idareler tarafından sisteme girildiği iddia edilmektedir.

15. Öğretmen ihtiyacı: Bakanlık MESEM için norm kadro açmadığından dolayı okullarda öğretmen açığı ortaya çıkmaktadır. MESEM programının uygulanmasıyla birlikte kimi okullar kendi bünyesinde bulunan bölümlerden kayıt almak suretiyle kendi meslek ve kültür öğretmenlerini MESEM programında değerlendirme yoluna gitti. Bu okullarda norm kadroya göre 3-4 farklı bölümde 30-40 öğrenci kaydı alındı ve öğretmen ihtiyacı ortaya çıkmadı.

Ancak kendi okulundaki öğretmen normunu gözünde bulundurmayan kimi okullarda 600-700 kayıt alındı. Bu okullarda kültür ve meslek dersleri için 15-20 ücretli öğretmen görevlendirildiği ancak öğrenciler okula gelmediğinden dolayı öğretmenlerin akşama kadar okulda oturup KPSS çalıştığı bilinmektedir.

16. Okullardaki huzursuzluklar: Haftalık olarak koordinatörlük görevini icra eden öğretmenler öğrencinin işyerinde bulunmadığını, kimi işyeri sahibinin parayı öğrenciyle paylaştığını, kiminin de parayı öğrenciye hiç vermediğini bilmekte ve bunu haftalık raporlarında belirtip okul idarelerine evrakları vermektedirler. Ancak idarelerin bu konuda adım atmaması veya öğretmeni başka işletmeye vermesi durumunda öğretmen ve idare karşı karşıya gelmektedir. Okullarda oluşan huzursuzluk öğretmelerin verimini de düşürmektedirler.

17. Okulların zan altında kalması: MESEM uygulamasındaki kimi aksaklıklardan dolayı okullar töhmet altında kalmaktadır. İşletmelerde kâğıt üzerinde öğrenci gösterilmesi, paranın öğrenciye tam aktarılmaması gibi aksaklıkları bilen vatandaşlar bu durumun okullara menfaat sağladığını ve okulların da işin içinde olduğu algısına inanmaktadırlar. Bu durum da okullar için olumsuz algı oluşturmaktadırlar. (Haber Merkezi)

Editör: Mücadele Gazetesi