Yüzyıllar boyunca pek çok kültüre ev sahipliği yapmış olan Diyarbakır’da gezilecek birçok yer mevcuttur. Tarihi camiler, müzeler, kiliseler, kaleler, köprüler, han ve kervansaraylar gibi gezginlerin uğrak noktasında onlarca yer vardır. Bu yerlerin bazısı şehir merkezinde bazısı ise şehir dışındadır. Diyarbakır’da gezilecek başlıca yerleri sizler için derledik.

İşte Diyarbakır’da gezilecek yerler listesindeki 10 tarihi mekan

DİYARBAKIR SURLARI
5,5 kilometre uzunluğu ile dünyanın en eski surlarından olan Diyarbakır surlarının günümüzdeki hâli, 349 yılında Roma İmparatoru II. Constantinious tarafından yaptırılmıştır. Ancak o zamanki surların şimdiki Gazi Caddesi'nden geçen batı kesimi 367-375 yılları arasında, şehre gelenlerin artmasının üzerine yıktırılmış ve surlar şimdiki şekliyle genişletilmiştir. Duvar yüksekliği 10 -12 metre, genişliği ise 3-5 metre arasında değişen surlar, 80’den fazla burç ile desteklenmiştir. Burçların üzerinde güneş ve yıldız sembolleri ve çeşitli hayvan kabartmaları bulunmaktadır. Diyarbakır surlarının dört ana kapısı 19. yüzyılın başına kadar hep güneşin doğuşu ile açılır ve batışı ile kapanırmış. Günümüze kadar birçok onarımdan geçen ve çok kez el değiştiren surların üzerinde, başta Selçuklu dönemine ait olmak üzere, farklı dönemlere ait kitabeler ve kabartmalar bulunmaktadır.

DİYARBAKIR ULU CAMİ
Diyarbakır Ulu Camii şehrin merkezinde yer alır. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. MS 639 yılında Müslümanlar tarafından Diyarbakır feth edilmiş ve kentin en büyük kilisesi olan Mar Toma Kilisesi camiye çevrilmiştir. Anadolu’nun en eski camilerindendir. Müslümanlar tarafından 5. Harem-i Şerif (Mukaddes Mabed) olarak bilinir. 1091 yılında esaslı bir onarım geçirmiştir. Plan itibariyle Şam Emeviye Cami’nin Anadolu’ya yansıması olarak yorumlanır. Camiye Diyarbakır’da hüküm sürmüş bütün devletler büyük önem vermiş ve onarmışlardır. Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah, İnal ve Nisanoğulları, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev, Artuklular, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan ve Osmanlı Padişahlarından bir çoğuna ait kitabe ve fermanlar camiinin muhtelif yerlerinde görülmektedir. Camisinin en önemli özelliklerinden biride yazıtlar, kabartmalar, mimari bezemeler bulunmaktadır. Tüm yazıtlar, kabartmalar ve mimari bezemelerin her biri ise farklı dönemi yansıtmaktadır. Ulu cami, muazzam görüntüsü ile her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği yerlerden biridir.

Diyarbakır Ulu Cami - Sur
 

HASAN PAŞA HANI- SUR
Hasan Paşa Hanı Ulu Cami’nin doğusundadır. Osmanlı Dönemi Valilerinden Vezirzade Hasan Paşa tarafından 1573 yılında yaptırılmıştır. Avlulu, iki katlı olarak inşa edilmiştir. Avlunun ortasında sütunlu ve üstü kubbeli bir şadırvan bulunmaktadır. Hanın iki kitabesinden öğrenildiğine göre, Diyarbakır'ın Osmanlılar tarafından alınmasından sonra üçüncü vali olan Sokollu Mehmet Paşa'nın oğlu Hasan Paşa tarafından 1572 ve 1575 yılları arasında yaptırılmıştır. Hasan Paşa Hanı’nın en çok dikkat çeken yerlerinin başında batı cephesi gelmektedir. Üzerinde kare bir çerçeve içerisine alınmış olan kufi yazılı batı kapısı dışarıya taşkınlık yapmamakta içeriye dönük bir eyvana benzemektedir. Basık kemerli bir kapıdan geçildikten sonra beşik tonozlu bir kısma oradan da avluya çıkılmaktadır. Avlunun ortasında altı sütunlu, bezemesiz bir şadırvan bulunmaktadır ve buradaki alt kat odaları sivri kemerlerle avluya açılmaktadır. Buradaki revakların üzeri beşik tonozlarla örtülmüştür. Altı beşik tonozlu dükkânların ikinci katından taşan iki süslü pencereyle dışarıya açılan orta kısım yapıyı tamamlamaktadır. İki renkli taş sıralarının yatay olarak cephelerde kullanılması yapıyı olduğundan da uzun göstermektedir. Handa dikkat çeken diğer bir yanı da iki katın revaklarında yer alan sütunların birbiri üzerine oturmasına karşılık ikinci katta avluya doğru taşan taş konsolların yer almasıdır. Hasan Paşa Hanı günümüzde çeşitli amaçlarla kullanıldığından özelliğini kısmen olsa yitirmiştir. Hasan paşa hanı, hem yerli halkın hem de kenti ziyarete gelenlerin ilk tercihi haline gelmeyi başarmıştır.

Hasan Paşa Hanı - Sur

ON GÖZLÜ KÖPRÜ - SUR
Dicle Köprüsü, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde Dicle Nehri üzerinde yer alan tarihî bir köprüdür. On açıklığa sahip olduğu için yerel halkça On Gözlü Köprü olarak bilinirken eski Silvan yolu güzergâhında bulunduğundan bazı kaynaklarda ise Silvan Köprüsü olarak da geçer. Şehir merkezine 3 kilometre uzaklıkta olup Diyarbakır'dan gelerek Mardin'e devam eden (eski Mardin yolu), sonra doğuya doğru ayrılan tali yolun bağlantı yerinde, kentin merkezini Bağıvar beldesi ile civar köylere bağlayan noktada bulunmaktadır. Köprünün ilk yapım tarihi ile ilgili farklı türde görüşler vardır. Bu görüşlerden bazıları köprünün şimdiki yerinde, antik dönemde de bir köprü olduğunu öne sürer. Birkaç defa kısmen veya tamamen yıkılıp yeniden inşa edildiği düşünülen köprünün, yapım yılı olarak bilinen en yakın ve doğru tarih, köprü üzerinde yer alan kitabeden fark edilmektedir. Kitabeye göre Mervaniler döneminde 1065 yılında yaptırılmıştır. Her yıl binlerce kişiyi ağırlayan tarihi köprü, kentte, fotoğraf çekimleri dahil birçok etkinlik için de aranılan mekanlar arasında en başta yer almaktadır. 

On Gözlü Köprü - Sur
 

ÇINAR ZERZEVAN KALESİ - ÇINAR
Zerzevan Kalesi, Diyarbakır’ın Çınar ilçesi, Diyarbakır-Mardin karayolu üzerinde yer almaktadır. Roma’nın sınır garnizonu olan Zerzevan Kalesi’nin tarihi 3 bin yıl öncesine Asur Dönemi’ne (MÖ 882-611) kadar gitmektedir. Pers Dönemi’nde de (MÖ 550-331) Kral Yolu üzerinde bulunan yerleşim alanı yol güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılmıştır. Parth Dönemi (MÖ 140-85) buluntularının varlığı bu dönemde de alanın kullanıldığını göstermektedir. Mevcut mimari kalıntılar ve kazı çalışmalarında ele geçen buluntular incelediğinde MS 3 yy.’da, Severuslar Dönemi’nde (MS 198-235) asıl askeri yerleşim inşa edilmiştir. 639 yılında İslam orduları tarafından bölgenin fethine kadar yerleşim kesintisiz kullanılmıştır. Zerzevan Kalesi askeri yerleşimi, yer altı ve yerüstü yapıları ile dünyanın en iyi korunmuş Roma garnizonlarındandır ve insanlığın kültürel gelişimini oluşturan farklı kültürel-inanç evrelerine ait izleri bir arada taşımaktadır. Pagan ve Hıristiyan Roma’ya ait mimari yapılar döneminin bütün özelliklerini ve teknolojik gelişmelerini yansıtmaktadır. Günümüze kadar Roma’nın doğu sınırında bulunan tek Mithras Tapınağı burada yer almaktadır. Bu niteliklerinden dolayı “Zerzevan Kalesi ve Mithraeum” olarak (iii), (iv) ve (vi). kriterler kapsamında Dünya Miras Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir.

Zerzevan Kalesi - Çınar
 

BIRKLEYN MAĞARALARI – LİCE
Birkleyn Mağaraları, Diyarbakır'ın Lice ilçesinin Örtülü Köyü’nde yer alan mağaralardır. Bırkleyn; yükselme, kabarma, kaynama Anlamına geliyor. Karstik bir yapıya sahiptir. Dicle Nehri'nin kollarından biri olan Birkleyn ya da Bermal suyunun bir kısım kolları bu mağaradan geçmektedir. İlk olarak 1862 yılında araştırılan mağaralar hakkındaki en detaylı çalışma C. Lehmann-Haupt ve W. Bleck'in 1898/99 yıllarında yaptığı ziyarete dayanır. 2004 yılında Münih Üniversitesi'nden A. Schachner başkanlığındaki bir ekip tarafından tekrar ziyaret edilen mağaralarda Assur Dönemi rölyef ve yazıtlarının belgelenmesi çalışmaları yapılmış ve bunun yanı sıra çevredeki tüm arkeolojik kalıntılar incelenmiştir. Mağaranın düşük ısısı ve nemli oluşu yaşam alanı olarak kullanılması ihtimalini güçleştirse de Demir Çağı çanak çömleği ve bu döneme ait diğer buluntular farklı bir kullanıma işaret etmektedir.

Bırkleyn Mağaraları – Lice
 

SEYHANDEDE – ÇERMİK
Diyarbakır'ın kaplıcalarıyla ünlü Çermik ilçesinde bulunan Şeyhandede Şelalesi, doğal güzelliğiyle büyülüyor. Saklı cennet olarak adlandırılan şelale, Çermik ilçesine bağlı Şeyhandede Köyüne 3 km uzaklıktadır. Bölgenin en gözde yerlerinden biri olan şelalede yüzülür, çevresinde piknik yapılır. Özellikle doğa tutkunlarının yaz aylarında uğra noktalarından olan şelale, keşfedilmeyi bekleyen bir doğal güzellik. Ayrıca Diyarbakır’ın birçok yerlerinde doğaseverler için birçok alan vardır. 

Seyandede – Çermik
 

EĞİL BARAJI- EĞİL
Eğil Barajı, Eğil içesinde bulunan bir barajdır. Gölün havasında bulunan Eğil ilçesi de dikkatleri üzerine çeken bir bölge konumundadır. Özellikle ziyaretçilerin ilgisini çeken baraj, birçok medeniyete ev sahipliği yapan Eğil ilçesinin de göz önünde kalmasını sağlar. Diyarbakır'da 8 peygamber ve evliya ile çok sayıda kral mezarının bulunduğu, Asur, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi bir çok medeniyete ev sahipliği yapan Eğil İlçesi, Dicle Baraj Gölü'nde su tutulmasından sonra keşfedilmeyi bekleyen saklı bir cennet haline geldi. Diyarbakır'a 50 kilometre uzaklıkta bulunan, Dicle Baraj Gölü havzasındaki tarihi Eğil İlçesi, baraj gölünde suların birikmesiyle birlikte 'Güneydoğu'nun Riviera'sı haline geldi. Medler, Persler, Büyük İskender, Slevoklar, Partlar, Büyük Tigran, Roma-Bizans, Ermeniler, Abbasiler, Büyük Selçuklular, Nisanoğulları, Timur, Akkoyunlular, Safeviler ve en son olarak da Osmanlıların hüküm sürdüğü Eğil İlçesi'nde tüm bu medeniyetlerin izlerini günümüze kadar görmek mümkün. 
Diyarbakır'ın inanç ve kültür değerlerinin yanı sıra doğal güzellikleriyle de her yıl çok sayıda ziyaretçiye ev sahipliği yapan Eğil ilçesinde doğa sporları etkinliği düzenleniyor. İnanç turizminin yanı sıra antik çağlardan kalan sur sarnıçları ve kale kalıntıları, Kralkızı Baraj Gölü ile doğa ve kültür turizminde önemli bir yere sahip ilçede, doğa gezginleri, bisiklet tutkunları, dalış ekipleri ve paraşütçülerin adresi.

Eğil Barajı
 

HİLAR MAĞARALARI
Hilar Mağaraları Diyarbakır Ergani ilçesine tarihi bağlı bir mağaradır. Sesverenpınar Köyü içerisinde yer alan Hilar Mağaraları, 12.000 yıllık bir tarihe sahiptir. Bu nedenle oldukça özel bir alan olduğunu belirtmek mümkündür. Göçebe yaşamdan yerleşik yaşama geçen ilk insanların burada yer aldığı düşünülmektedir. Bu durum, Hilar Mağaralarının her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmesine olanak tanır. Hilar Mağarasının çevresinde Roma Dönemi’nden kalma tarihi yapıların bulunması, bölgenin popüler bir yer haline gelmesini sağlamıştır. Bölgede arkeolojik kazılar devam etmektedir.

Diyarbakırlı ismin sonu olmuştu: Sürücü tutuklandı! Diyarbakırlı ismin sonu olmuştu: Sürücü tutuklandı!
Hilar Mağaraları - Ergani
 

DİYARBAKIR ARKEOLOJİ MÜZESİ
Diyarbakır'ın ilk yerleşim alanı ve yönetim merkezi İçkale Müzesi tarihe ışık tutarak önemli bir yer ediniyor. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, Diyarbakır’da görülmesi gereken kültürel yapıları arasında yer alır. Türkiye’nin en zengin arkeoloji müzeleri arasında yer alan Diyarbakır Arkeoloji Müzesi hem yerli hem de yabancı turistler tarafından ilgilerin odağı haline gelmiş durumda. Diyarbakır; Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı başta olmak üzere birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Bu nedenle bölgeden çıkarılan tarihi yapılar da bir hayli fazladır. Müze içinde oldukça önemli etnografya koleksiyonları da yer alır. Ayrıca müzenin bulunduğu alan Süleyman Cami ve 27 Sahabe Türbesi, Artuklu Kemeri, Aslanlı Çeşme, Atatürk Müzesi, Jandarma Binası, Eski Cezaevi Binası, Kolordu Binası, Vakıflar Müdürlüğü Binası, Defterdarlık Binası, Adliye A ve Adliye B binalarının farklı işlevlendirilmesi ile oluşmuş bir müze kompleksidir.

Diyarbakır Arkeoloji  Müzesi
 

Haber: Remziye ÇELİK

Editör: Remziye Çelik