Dicle Nehri'nin Masalları
İlkbahar mevsiminin yaz mevsimine doğru adım adım ilerlediği bir zaman dilimini yaşıyoruz.
Bu mevsim geçişi ile birlikte kadim şehir Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel yerlerinin yerli ve yabancı ziyaretçilere açılan Kapısı, gezi rehberinin nirengi noktası olan surları ve içindeki yaşanmışlıklarını, bunlarla ilişkili geçmişin adeta birer aynası olan yapıları hep birlikte görme, aynı zamanda şehrimizi tanıma zamanı geldi diye düşünüyorum.
Yaşadığımız şehirle tanışırken, geçmişi bir aynaya bakar gibi karşımıza alarak, gördüğümüz siluetlerin bize ne kadar benzediği veya bizden ne kadar uzak olduğunu anlamaya çalışacağız.
Bu bağlamda; yaşadığımız şehrin geçmişe dair hikayelerini bilmemiz günlük hayatta karşımıza çıkan birçok ismin kökenini tanıma şansı verecektir.
Bu yerlerin başında gelen ve Diyarbakır’a can suyu olan Dicle Nehri ile nefes alma fırsatı bulduğumuz Hevsel Bahçeleri’nden bahsederken bereketi ve bolluğu göreceğiz.
Yunan mitolojisine göre Dicle Nehri’nin hikayesi:
Nympha kaplana dönüşen Dionisos’tan kaçarken bir ırmağın yanına gelir.
Bu ırmağı geçebilmek adına Dionisos’a sığınmak zorunda kalacaktır.
Bu sığınma sonucunda ondan gebe kalır ve doğan çocuğa Medler’in atası olan Medos adı verilir.
Dionisos ve Nympha’nın birlikte geçtiği bu ırmağa Tigris yani kaplan adı verilir.
Bugün Diyarbakır’da yeni yapılan birçok yapı da bu ismi görmemiz tesadüf olmasa gerek.
Başka bir rivayete göre:
Dicle Nehri güzergahının Danyal (A.s) tarafından çizildiği anlatılır.
Rivayete göre Allah, Danyal (a.s)‘e şöyle vahiy eder.
Elindeki asa ile suyun çıktığı mağaranın ağzından başlayarak bir çizgi çiz ve su arkandan gelecek.
Bunu yaparken yetimler, dul kadınlar, fakirler ve vakıfların mallarına dikkat et bunlara zarar verme.
Dicle nehrinin kıvrımlı olması bu rivayete ilişkilendirilirmiştir.
Bizler bu mitolojik hikayelerden ve rivayetlerden dersler çıkarıp inanç ve yaşam değerlerimize etkisini anlamaya çalışacağız.
Dicle Nehri’nden başlamak istememin nedeni; ilk yerleşimlerin genel anlamda su kenarında olmalarının sonucunda sonradan yapılan tüm eserlerin bu suyu ortak nokta kabul edip yerleşimlerin, oluşan kültürlerin, ürünlerin ve tüm eserlerin sebebi olmasından ileri gelir.
Ayrıca ilk yazdığım yazıda belirttiğim gibi, geçmiş zamanın içinde bulunduğumuz zamana etkisini karşılaştırma niteliğindedir.
Daha sonraki yazılarımızda diğer eserlerden bahsederken bile Dicle Nehri karşımıza çıkacaktır.
Bu bölgede doğan her şey Dicle Nehri’nin bereketinden nasibini almıştır.
Mesela On Gözlü Köprü ve Hevsel Bahçeleri Dicle Nehri’ni kendi diliyle bize anlatacak.
Bu anlatımlardan sonra; geçmişin aynasına baktık.
Bu tozlanmış kadim aynayı Dicle Nehri’nin suyu ile yıkadık.
Bakalım önümüzdeki günlerde bu ayna bizlere neler gösterecek.
Not: Mitolojik hikaye Diyarbakır gezi rehberinden özetlenmiştir.